
INNER MONSTERS'GLASS EDITION (2019)
Titan soyundan gelen ve kehanetleri ile ünlü Prometheus bir gün Zeus’un tahtından düşeceğini hisseder. İsmi de “önceden bilen” anlamına sahip Prometheus, Zeus’un tepkisinden korkarak bunu kimseye söylemez. Bu sırada da onun insanların üzerinde kurduğu tahakkümden rahatsızlık duymaya başlar ve insanlara eşitlik, adalet ve özgürlük sağlamak ister. Zeus’un tahtının tehlikede olduğunu duyumsamasından da güç alarak Zeus’a başkaldırır. Zeus bu duruma çok sinirlenir ve hem Prometheus’u hem de insanları cezalandırır. Prometheus’un elinden özgürlüğünü, insanların elinden de ‘ateş’i alır. Ateşi kaybeden insan hayatını da kaybetmek üzeredir. Prometheus, kısa süre içinde Zeus’u kandırmayı başarır ve Tanrılara gelecekten haber vermek bahanesi ile Zeus’tan Olympos Dağı’na çıkmak için izin alır. Dağa çıkan Prometheus, güneşin alevinden bir kıvılcım çalarak onu insanlara getirir ve Zeus’u bir kez daha yenik düşürür.
İnsanlar yeniden ateşe; hayata, yaratıcılığa, bilime ve uygarlığa kavuşmuştur. Prometheus bunun bedelini bir kayaya zincirlenerek ödeyecektir. Kayada zincirli olduğu süre boyunca bir kartal her gün gelerek Prometheus’un ciğerini yer, yenilenen ciğer, ertesi gün yine kartal tarafından yenilir. Böylelikle Prometheus ateşi çalmanın cezasını çeker. İnsanlar da ateşi Zeus’tan habersiz almanın bedelini ödeyecektir. Bunun üzerine Zeus insanlıktan intikamını yine ateşle yaratacağı bir varlıkla almayı planlar. Çalınan ateşin bedeli, ateşle yaratılan bir bela ile uğraşmak zorunda kalınarak ödenecektir.
Zeus’un emriyle toprakla su karıştırılır ve ateşte pişirilerek güzelliği büyüleyici bir kadın yaratılır. Tüm Tanrıların ve Tanrıçaların kendilerinden bir şeyler eklediği bu kadına tüm tanrıların hediyesi anlamına gelen Pandora ismi verilir. Bedeni muhteşem, içi korkunç yaratılan Pandora, insanlığa gönderilir. Fakat Pandora’nın insanlığa vereceği zarar kendisi ile sınırlı değildir. Yanında Zeus’un ona verdiği bir de kutu vardır. Yeryüzüne indikten sonra, merakına yenik düşen Pandora, Zeus’un uyarılarına kulak vermeyerek kutuyu açar ve tüm kötülüklerin dünyaya yayılmasına sebep olur. İnsanlık, ateşe sahip olmanın bedelini, kötülüklerle dolu bir dünyada yaşayarak ödeyecektir.
İnsanın, varoluşu kadar eski olan ve hayatını borçlu olduğu ateşin değeri o kadar büyüktür ki, onu elde etmenin bedeli de o kadar ağır olmuştur. Sadece Yunan mitolojisinde değil, diğer mitolojilerde de ateş kutsallıkla özdeşleştirilir. Vesta tapınağında yanan ateşin sönmesi Roma’ya uğursuzluk getirir. Olimpos’ta yanan ateş de Hestia tarafından korunur.
Bir kum tanesini cama dönüştürebilen güç bu kutsal ateştir işte. Kutsallığı şimdi de A. Ceren Asmaz’ın sergisinde yer alan eserlerde, yapıldıkları malzemelerde gizli. Kutsal ateş, burada yeni anlamlar yaratıyor. Olması gereken, ideal olarak ateşle yeniden üretilmiyor. Başka bir deyişle Pandora gibi “mükemmel” olmayan üretiliyor. Üretime böyle bir süreçte dahil olmak, dünyayı daha iyi görmek, dünyaya katlanabilmek, gerçekliğin en mükemmel haline dokunmak ya da onu hissetmek için gerçekleşmiyor. Var olan realite, daha güzel bir forma bürünmüyor; ışık, oran, uyum arka planda kalıyor.
Amaç gerçekliği idealize etmek değil, aksine hayatı olduğu gibi anlamaktır. Hayatı olması istenen bir hayal olarak görmek yerine, ona gerektiğinde deforme olmuş, kötü, yalnız ve vahşi tarafından bakabilmek, bakarken de orada saklı olan yeni’yi keşfederek daha başka anlamlar bulabilmektir.
Asmaz’ın eserlerinde sembollerin içinde kaybolmak ya da onlardan anlamlar çıkarmak artık izleyicinin bir görevi olarak karşımıza çıkıyor. Sanatçı izleyenler üzerinde hakimiyet kurmaya çalışmadan, yapıtı bağımsızlaştırarak, bu rolü izleyiciye devrediyor. Karşımızda yine bir mitoloji ve onun mistik hikayeleri duruyor gibidir adeta. Belki bu kez ateş Prometheus tarafından çalınmıyor, Hestia’nın elinde korunmuyor fakat Asmaz tarafından alınıp cama hapsediliyor. Bizlere de sırça hikayeleri tamamlamak kalıyor.
Pervin Yiğit, 2019
Akışkan ve Masalsı Çünkü...
A. Ceren Asmaz’ın işleri üzerine bir şeyler söyleyebilmek ve sanat tartışmaları içerisinde bir yere koyabilmek adına üç noktaya değinmek gerekir.
İlki daha çok politik bir tercihin göstergesi olarak neyi nasıl yaptığımızla ilgilidir.
İkincisi sanat üretiminin en can alıcı sorularından biri olan sanatçının nasıl ve nelerle düşündüğü ile ilgilidir. Bir düşünceyi, hayali ileten bir şey olarak sanat ürünü bu sorular çerçevesinde gelişir. Sanatçı nasıl işleyebileceğini bildiği medyumlar üzerinden düşünür ve onun olanakları dilini belirler.
Üçüncüsü de konuya karşı yaklaşımımız ve malzemeye karşı tutumumuzdur.
Öyleyse A. Ceren Asmaz’ın bu masallardan çıkma gibi görünen fantastik figürleri bize ne anlatır ve bunlar neden böyle masalsı nitelikte yapılmışlardır? Asmaz’ın evreninde bu masalsı, fantastik dünyanın yeri nedir ve neden medyum olarak camla düşünmektedir.
Çalışmalarında belli bir konu ya da hikaye olduğuna dair ipuçları olmasa da, onları bir arada tutan bir algılayış biçiminin varlığı kesindir. Bu durum Asmaz’ın malzemeye karşı tutumunda da görülebilir.
Sanırım bu bağlamda A. Ceren Asmaz’ın cam üzerine yapılmış kazıma, çizme figürlerinden oluşan yapıtlarında gerçeküstü bir dünyaya özgü algılayışla, onu temsil etme biçiminin ve medyum olarak seçtiği camın suya benzer saydamlığı fakat sertliği ile camın belirleyiciliğinin önemli olduğunu söylemek mümkündür.
Sanat için gerekli hayal ve düşünme güçleri bir materyalin olanaklarıyla düşünebilen akıl, o materyali işleme becerisine sahip ellerle birleştiğinde akışkan, rahat dile gelebilen bir hal alır.
Işık geçirgenliğinin en yüksek olduğu materyal olarak cam, elle tutulabilir dünya için her zaman gerçeküstü çağrışımlar yapmıştır. Bu özellik onu sanatçılar için çok cazip bir medyum haline getirmiştir. Ne zaman ki dünyanın katılığından, gerçekliğinden uzaklaşmak isteriz, o zaman hayal gücünü uyaran şey hemen yanı başımızdadır.
Üzerlerine yapılan bu illüstratif figürleri kendi akışkan ve saydam özelliğiyle, daha da amorf ve hareketli hale getiren büyük su damlaları-birikintileri gibi, bu cam formlar bir masalın farklı parçalara ayrılmış sayfaları gibidir.
Turan Aksoy, 2019

mon.egg.01 SOLD
2019, üfleme cam üzeri kazıma, 46x24x24cm
2019, engraving on blown glass, 46x24x24cm

mon.egg.02 SOLD
2019, üfleme cam üzeri kazıma, 51x18x18cm
2019, engraving on blown glass, 51x18x18cm

mon.egg.04 SOLD
2019, üfleme cam üzeri kazıma, 16x38x24cm
2019, engraving on blown glass, 16x38x24cm

mon.egg.05 SOLD
2019, üfleme cam üzeri kazıma, 13x34x34cm
2019, engraving on blown glass, 13x34x34cm

inn. mon. 01 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

inn. mon. 02 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

inn. mon. 03 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

inn. mon. 04 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

inn. mon. 05 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

mon.egg.03 SOLD
2019, üfleme cam üzeri kazıma, 38x23x25cm
2019, engraving on blown glass, 38x23x25cm

inn. mon. 06 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

inn. mon. 07 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

inn. mon. 08 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

inn. mon. 09 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

inn. mon. 10 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

inn. mon. 11 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

inn. mon. 12 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

inn. mon. 13 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 36x48cm
2018, engraving on glass, 36x48cm

the box SOLD
2018, cam döküm, 23x23x5cm
2018, kiln casting, 23x23x5cm

the bear SOLD
2018, cam döküm, 16x38x24cm
2018, kiln casting, 16x38x24cm

o.i.t.n.b. 01 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 20x17cm
2018, engraving on glass, 20x17cm

o.i.t.n.b. 02 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 14x13cm
2018, engraving on glass, 14x13cm

o.i.t.n.b. 03 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 21x21cm
2018, engraving on glass, 21x21cm

o.i.t.n.b. 04 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 16x16cm
2018, engraving on glass, 16x16cm

o.i.t.n.b. 05 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 15x14cm
2018, engraving on glass, 15x14cm

o.i.t.n.b. 06 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 13x27cm
2018, engraving on glass, 13x27cm

o.i.t.n.b. 07 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 15x15cm
2018, engraving on glass, 15x15cm

o.i.t.n.b. 08 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 16x17cm
2018, engraving on glass, 16x17cm

o.i.t.n.b. 09 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 17x16cm
2018, engraving on glass, 17x16cm

o.i.t.n.b. 10 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 26x24cm
2018, engraving on glass, 26x24cm

o.i.t.n.b. 11 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 25x26cm
2018, engraving on glass, 25x26cm

o.i.t.n.b. 12 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 22x23cm
2018, engraving on glass, 22x23cm

o.i.t.n.b. 13 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 24x26cm
2018, engraving on glass, 24x26cm

o.i.t.n.b. 14 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 14x15cm
2018, engraving on glass, 14x15cm

o.i.t.n.b. 15 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 22x23cm
2018, engraving on glass, 22x23cm

o.i.t.n.b. 16 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 26x27cm
2018, engraving on glass, 26x27cm

o.i.t.n.b. 17 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 17x19cm
2018, engraving on glass, 17x19cm

o.i.t.n.b. 18 SOLD
2018, cam üzeri kazıma, 18x19cm
2018, engraving on glass, 18x19cm